21 Aralık 2025 Pazar

Sosyal Medya Ahlaksızlığının Kaynağı - Algoritmik Meritokrasinin Krizi

 Bu çalışma, dijital platformlardaki içerik kürasyon mekanizmalarının bilgi hiyerarşisi üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Aşağıdaki metin, bir akademik dergiye sunulabilecek standartlarda; başlık, özet, anahtar kelimeler ve bölümlendirilmiş içerik yapısıyla hazırlanmıştır.


MAKALE BAŞLIĞI: Algoritmik Meritokrasinin Krizi: İlgi Ekonomisinde Pratik Bilginin Görünmezleşmesi ve Sosyo-Teknik Sonuçları

ÖZET: Bu çalışma, modern dijital platformların (YouTube, TikTok vb.) içerik dağıtım algoritmalarını "İlgi Ekonomisi" ve "Algoritmik Belirlenimcilik" çerçevesinde eleştirel bir analize tabi tutmaktadır. Sosyal medyanın toplumsal etkileri üzerine yürütülen tartışmalar genellikle ahlaki ve güvenlik eksenli sonuçlara odaklanırken; bu çalışma, sorunun kaynağını teknik altyapının kâr odaklı matematiksel modellemesinde aramaktadır. "Memet Emmi" metaforu üzerinden somutlaştırılan vaka analizi ile, yüksek değere sahip pratik bilginin, düşük değerli ancak yüksek etkileşimli içerik karşısında sistematik olarak nasıl elendiği ortaya konmaktadır. Sonuç bölümünde, çocukların teknolojiden izole edilmesinin yaratacağı riskler ile algoritmik şeffaflık ihtiyacı tartışılmaktadır.

ANAHTAR KELİMELER: Algoritma, İlgi Ekonomisi, Pratik Zeka, Dijital Okuryazarlık, Bilgi Hiyerarşisi.


1. GİRİŞ

Sosyal medya platformları üzerine yürütülen güncel akademik ve siyasi söylem; ahlaki yozlaşma, ulusal güvenlik ve çocuk gelişimi üzerindeki negatif etkiler temalarına sıkışmış durumdadır. Devlet yetkilileri ve uzmanlar, toplumsal sorunların kaynağı olarak doğrudan mecrayı ve içeriği işaret etmektedir. Ancak bu yaklaşım, içeriklerin görünürlüğünü belirleyen algoritmik mimariyi ve bu mimarinin dayattığı zorunlulukları göz ardı etmektedir. Bu makale, sorunun "ne paylaşıldığı" değil, "neyin gösterilmeye değer bulunduğu" sorunsalından kaynaklandığını savunmaktadır.

2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE BİR VAKA ANALİZİ: "MEMET EMMİ" METAFORU

Dijital platformlardaki bilgi değerini anlamak için, bu çalışmada "Memet Emmi" olarak adlandırılan prototipik bir karakterin durumunu incelemek elzemdir.

2.1. Memet Emmi Kimdir? Memet Emmi, akademik mühendislik eğitimi almamış, ancak hayat boyu deneyim ve pratik zeka ile karmaşık teknik sorunlara yenilikçi çözümler üreten yerel bilgi taşıyıcısını (indigenous knowledge carrier) temsil eder. Örneğin; Memet Emmi, tarlasındaki traktörün kronik bir mühendislik hatasını, profesyonel tasarımcıların aklına gelmeyecek pratik bir modifikasyonla çözebilecek kapasiteye sahiptir. Bu çözüm, teorik olarak bir NASA projesine dahi ilham verebilecek düzeyde bir "mühendislik değerine" sahip olabilir.

2.2. Pratik Bilginin Algoritmik Bariyeri Memet Emmi, bu kritik bilgiyi toplumsal fayda amacıyla dijital platformlarda paylaşmak istediğinde karşısına "algoritmik bir duvar" çıkmaktadır. Algoritma, videodaki bilginin niteliğini analiz etmez; içeriğin "metadatasını" (küçük resim kalitesi, başlık çekiciliği, izleyiciyi tutma oranı) analiz eder. Memet Emmi’nin 1000 adet teknik çözüm videosu üretse dahi başarısız olma ihtimali yüksektir; zira sistem, içeriğin toplumsal değerini değil, reklam verene sağladığı etkileşimi ödüllendirmektedir. Bu durum, değerli bilginin "dijital çöp" kategorisine itilmesine neden olan sistematik bir hatadır.

3. İLGİ EKONOMİSİ VE ALGORİTMİK BELİRLENİMCİLİK

Algoritmalar, kağıt üzerinde objektif kurallara sahip görünse de pratikte kaotik ve dışlayıcı bir yapı sergilemektedir. "İlgi Ekonomisi", insan dikkatini bir meta olarak görür. Bu modelde algoritma, içeriğin derinliğine değil, kullanıcının o içerikte ne kadar süre kaldığına ve hangi duygusal tepkiyi (etkileşim) verdiğine bakar.

Bu mekanizma, içerik üreticilerini belirli bir kalıba girmeye mecbur bırakır:

  • Biçimin İçeriğe Tahakkümü: Bilginin kendisinden ziyade, paketi (thumbnail, başlık, SEO) belirleyici hale gelmiştir.

  • Hatalı Dağıtım: Algoritma, yüksek değerli bir içeriği yanlış kitleye gösterip düşük etkileşim alınca, içeriği "başarısız" olarak etiketleyip erişimini kalıcı olarak kısıtlayabilmektedir.

4. GELECEĞİN DİNYASINDA TEKNOLOJİK İZOLASYON RİSKİ

Devlet büyükleri ve uzmanların önerdiği "teknolojiden uzak tutma" stratejisi, sosyolojik bir paradoks barındırmaktadır. Çocukları ve gençleri teknolojiden tamamen soyutlamak, onları geleceğin dijital dünyasına "çıplak" ve savunmasız bırakmak demektir. Sorun, teknolojinin kendisinde veya kullanıcıda değil; kullanıcıyı belirli davranış kalıplarına zorlayan algoritmik teşvik yapısındadır.

5. SONUÇ

Sosyal medyanın yarattığı ahlaki ve güvenlik riskleri, bir "neden" değil, algoritmik sistemin yarattığı bir "sonuçtur". Memet Emmi’nin pratik zekasının dijital dünyada karşılık bulamaması, bilginin demokratikleşmesi iddiasının çöktüğünün kanıtıdır. Çözüm, sadece denetim ve yasaklamalarda değil; içeriğin etkileşimine değil, özündeki değere ve doğruluğuna odaklanan yeni bir dijital taksonomi geliştirilmesindedir. Aksi takdirde, nitelikli bilgi algoritmik gürültünün altında ezilmeye devam edecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder